İŞTE UZUN YAŞAMANIN SIRLARI

Düzenli spor yapmak. Özellikle de açık havada yürüyüş türü sporu günlük yaşamın parçası haline getirmek.

Düzenli uyku uyumak. Tıpkı doğada olduğu gibi gün karardıktan sonra olabildiğince erken saatte uyuyup sabahları da gün doğarken uyanmak.

Kırsal ve yüksek yerde yaşam: Yapilan arastirmalar yüz yaşına ulaşan inasanların çoğunlukla kırsal kesimlerde ve yüksek bölgelerde yaşadiğina işaret ediyor. Denizden yüksekliğin arttığı bu bölgelerde oksijenin daha fazla olması ve sanayi tipi kirlenme olmaması uzun yaşamın sırlarından olarak kabul ediliyor.

Evlilik: Mutlu bir evlilik ölüm riskini yüzde 27 azaltıyor.

Düzenli bir cinsel yaşantı: Burada söz konusu olan; elverdiğince sevgi ve güven ortamında, tek eşli bir cinselliği bütün ömre dengeli bir şekilde yayabilmek. Düzenli bir cinsel yaşam insan ömrüne 7 yıl katabiliyor.

Çocuklar: Çocuğu olan kadınların 100 yıl yaşama şansı diğerlerine göre 4 kat daha fazla. Bu arada annesi 25 yaşının altında doğum yapan çocukların 100 yaşına kadar yaşama şansı ise iki kat fazla.

Arkadaş ve sosyal ilişkiler: Sağlıklı bir arkadaş ortamı yaşam süresini yüzde 22 oranında uzatıyor.

Bulmaca: Düzenli olarak bulmaca çözenler daha uzun ve sağlıklı yaşıyor.

Gazete ve kitap okumak: Her gün gazete veya kitap okumak beynin daha aktif kalmasını sağlıyor.

İnternet: İnternet kullanmak insanların karmaşık sorun çözme becerisini arttırıyor.

Hayvanlarla ilişkiler: Evcil hayvanlarla olan ilişkiler kalp krizini atlatma olasılığını yüzde 12 arttırıyor.

İnanç: Düzenli ibadet edenler diğerlerine göre 5 yıl daha fazla yaşıyor.

Kariyer: İşini severek yapanlar diğerlerine göre ortalama 7 sene daha uzun yaşıyor.ü

Bunlar arasında en önemlisi hangisi derseniz, cevap; beslenme!

İşte uzun yaşamı hedefleyen bir beslenme programı:

Yetişkin bir kadın 160 ila 200 gram, erkek ise 250-300 gr karbonhidrat tüketmeli. Buğday unu ve şekerli gıdaların tüketimi azaltılmalı. Günde 2000 kalorilik bir beslenmenin 600 kalorisi ( 67 gramı) yağdan oluşabilir. Ancak doymamış yağların tercih edilmesi gerekiyor. Bunun için tereyağı, yağlı süt ürünleri, derisi soyulmamış tavuk, yağlı et ve çekirdek yağlarından yapılmış ürünlerin tüketimini azaltılmalı. Günlük beslenmede fındık fıstık ve cevize mutlaka yer verilmeli. Günlük protein alımı 80 ila 120 gr arasında tutulmalı. Hayvansal protein tüketimi azaltılmalı. Yağlı balık veya yağı azaltılmış süt ürünlerini tüketmekte sakınca yok. Sebzelerdeki proteinlerden yararlanmaya gayret edin. Baklagiller ve soya fasulyesi protein açısından çok zengin. Her gün 40 gram lifli gıda tüketmeye özen gösterilmeli. Bu da bol ve her renkte sebze ve meyveyi bol bol yiyin demek oluyor. Her gün düzenli olarak su içmeyi ihmal etmemeli. Bunun ölçüsü de idrarınızın açık sarı olması şeklinde belirtiliyor.

Yüzyılı geride bırakanlarla konuşulduğunda ortak bir payda ortaya çıkıyor: Akılcı seçimlerle şekillenen bir yaşam tarzı. İşte o yaşam biçiminin olmazsa olmazları:

Doğru beslenme: Az ve öz yemek yemek. Sık sık ve küçük miktarlarda doğru besinleri yemek.

Gamsızlık: Uzun ve sağlıklı yaşayan insanlara baktığımızda bu insanların biraz ‘gamsız’ dediğimiz türden ve neşeli insanlar oldukları görülüyor. Bu kişiler büyük üzüntüler bile yaşasalar atlatmayı, hayattan yine zevk almayı başarıyorlar. Stresi azaltıp hayata olumlu bakmak ve geniş bir yapıya sahip olmak kalp hastalığı riskini yüzde 50 azaltıyor. Bu tip insanların 100 yaşına ulaşmaları olasılığı diğerlerinden 3 kat fazla.

Gülmeyi sağlayan eğlenceli aktiviteler: Eğlenmek ve gülmek stres hormonu seviyesinin azalmasına neden oluyor. Komedi fimleri bu seviyeyi ciddi şekilde azaltıyor!

Sigaradan ve alkolden mümkün olduğunca uzak durmak.

Fazla kilolalardan kurtulma, ömür boyu belli bir kiloda kalmayı başarmak.

Mucize besinler:

Yoğurt: Yapılan gözlemler özellikle bizim coğrafyamızda bulunan ülkelerde yoğurt ve süt ürünlerinin uzun yaşayan insanların yaşamında başrol üstlendiğini gösteriyor.

Ananas: Ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırıyor; eklemleri sağlam tutup, astımı önlüyor.

Yaban mersini: Bol antioksidan içerir. Beyinde yaşlanmanın etkilerini geciktirir. Ispanak: Zekayı güçlü tutar. Karaciğer, yumurtalık, kolon ve prostat kanserlerinden korur. Çok zengin besin değeri vardır.

Kırmızı biber: Akciğer, prostat, yumurtalık ve rahim ağzı kanserlerinden korur. Güneş yanıklarına karşı etkilidir. Kalp sağlığını korur.

Brokoli: Diyabetin vücutta yaptığı hasarı azaltır. Prostat, mesane, kolon, pankreas, meme ve mide kanserlerini önlemede etkilidir.

Domates: Kalp hastalığı riskini azaltır. Vücutta iltihaplanmayı önler; yemek borusu, mide, bağırsak, akciğer ve pankreas kanserleriyle savaşır. Elma: Bağışıklık sistemini güçlendirir. Alzheimer riskini azaltır. Akciğer ve prostat kanserlerinden korur.

Enginar: Damar tıkanıklığını önler, zararlı kolesterolu düşürür. Roka: Doğumsal kusur riskini azaltır. Kemik kırılmasını önler, göz sağlığı için çok faydalıdır.

Böğürtlen: Kemik yapısını güçlendirir. İştahı bastırmada etkilidir. Vücutta yağ yakımını arttırır.

Balkabağı: Kalp sağlığını korur, kırışıklıkları engeller.

Kavun: Vücudun bağışıklık sitemini güçlendirir ve iltihaplanmayı engeller.

Havuç: Havuçta bulunan antioksidanlar vücudun DNA yapısını korur. Göz sağlığında katarakta karşı korur. Pek çok kanser tipine karşı koruyucu etkisi vardır.

Kızılcık: Prostat ağrılarını dindirir. Akciğer, kolon, kan kanseri hücreleriyle savaşır. Bağırsak enfeksiyonunu önler.

Erik: Kabızlığa karşı etkilidir. İçindeki antioksidanlar DNA yapısını korur. Menopoz sonrası kemik sağlığını korur.

Sarmısak: Vücut için doğal bir antibiyotik vazifesi gören sarmısağın faydaları saymakla bitmiyor. Uzun yaşayan insanların masasında bol miktarda sarmısak bulunduğu da bir diğer gerçek.